2/10/2006

ÇAGRILMAYAN YAKUP

Edip Cansever

I

Kurbagalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup
Bunu kendine üç kere söyledi
Onlar ki kalabaliktilar, kurbagalar
O kadar çoktular ki, dogrusu ben sasirdim
Ben, yani Yakup, her türlü çagrilmanin olagan sekli
Daha hiç çagrilmadim
Biri olsun "Yakup!" diye seslenmedi hiç
Yakup!
Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayim
Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düsüreyim
Ceplerimdeki eskimis kagit parçalarini atayim
Sonra bir güzel yikanayim da.
Ben size demedim mi.

Evet, kurbagalara bakmaktan geliyorum
Sanki böyle niye ben oradan geliyorum
Telasli, aç gözlü kurbagalara
Bakmaktan
Bilmiyorum
Bilmiyorum, bilmiyorum
Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayir, Yakup
Bazen karistiriyorum.

Bazen karistiriyorum ya, çok uzun bir gündü
Sonra bu çok uzun günün sicak bir günü
Kediler kirmizi alevler halinde kosuyordu
Onlar iste hep boyuna kosuyordu
Birileri çikiyordu ordan burdan

Hiç çikmamak halinde ve olgun
Birileri çikiyordu
Geceden kalma bir lamba yaniyordu, açik
Bir pencerenin sokaga dogru içinde
Bu uyum korkunçtur Yakup!
Yakubun olmasi korkunçlugudur bu
Dünyanin insana dogru içinde
Yakup, Yakup!
Burdayim, yani ben.. evet, geliyorum
Lambayi söndürmesinler, geliyorum
Siz bütün lambalari yakin, evet
Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? hayir, Yakup
Bazen karistiriyorum.

Ve kendine bilinmeyenler yaratan Yakubum ben, iyi ya
Durdugum bir gündü, diyorum, bütün ilgiler sizin olsun
Her türlü bir seyler sizin olsun, ben artik
Hep böyle istiyorum, ayip degil ya
Durdugum bir gündü, diyorum, yüzümü göge dogurdugum
Bir gündü ve yasar gibi kaldigim bir yasama içinde
Ve yollarda ölü baykuslar buldugum
Bir ölünün günü boyayan renginde
Çürük evler buldugum, içleri sonsuz kayalar
Kayalardan dondurmalar sordugum
Ben, yani Yakup, Yakubun hiç çagrilmamis sekli
Kim bilir ne diyordum
(Kim bilir ne diyordu bir baykus yaratildigina
Bir baykus tarafindan
Ve bütün baykuslar o bütün baykuslarin arasinda ne oluyordu
Ben ne oluyordum.)

Bütün iskemleler agir ve hastalikli
Bir gidip bir geliyordum kendime aptallasarak
Bunu Yakup söyledi
Dedi ki, çünkü herkes Yakubu yasiyordu, bense
Çöllerden ve kizgin güneslerden icatlar yapiyordum
Kizgin kagitlarin üstüne
Ve alevler halinde dünya bana dokunuyordu
Ve ayakta soguk bir bira içmis kadar bir anlamim oluyordu bazen
Ölüyordu ve bir de
Bir otobüse bindigim, biletçinin bilet bile kesmek istemedigi ben
Kendimi koruyordum
Bunu bana Yakup söyledi
Öyle bir Yakup ki bu, onca din kitaplarinin sözünü bile etmedigi
Kimsenin sözünü bile etmedigi bir Yakup
Ben
Bunu hep biliyorum
Bunu hep biliyorum ve iste
Özgürüm, cezasiz duruyorum.


II

Kurbagalara bakmaktan geliyorum
Dedi Yakup, bunu kendine üç kere söyledi
Telasli, açgözlü kurbagalara
Bakmaktan geliyorum. Ben sanki Yusuf
Ve Yusuf degil
Her gün bir tahtabosta asili duruyorum
Ve durmuyorum. Ben iste Yakup
Yok artik karistirmiyorum.

Tas merdivenleri agir agir çiktim, bunu ben böyle yaptim
Eski tas merdivenleri. Yanimdan bir sürü adam
Geçti ve kolayca gittiler
Müzik aletleri renginde ve piril piril gittiler
Yanan günesin altinda
Onlar ki.. onlara benzer seyleri ben çok gördüm
Ve onlar bir zamani tamamladilar, öyle yaptilar
Ve sordum
Yakup daha baska nasil bir Yakup olsun
Ve onlar daha baska nasil bir onlar olsunlar ki
Yakup ve onlar nasil olsunlar. Iste ben tas merdivenleri
Kurbagalara baglayan tas merdivenleri
Durmadan kendimle karistiriyordum
Kimse beni tutup çikarmiyordu
Vicik vicik taslar duyuyordum ayaklarimin altinda
Anlamsiz, yapiskan bir yigin taslar
Yoruldum! bunu sanki biri söyledi
Yakubun biri
Ara katta bir pencerenin önüne ancak gelebildim
Kendime bir isim düsünerek
Birden ki bir isim düsünerek kendime. Hayir bu kimse degil
Ancak gelebildim

Asagida bir luna park kimildiyordu. Ah kurbagalara bakmam gecikecek
Luna park kimildiyordu, hem öyle degil
Bu uyum korkunçtur Yakup
Bir yoklugun kimildamaya dogru içinde
Ve sen ki böyle tanimlanirsan Yakup
Yakuup!
Bir sey ki seni çagiriyor, o simdi ne olmali
Gene bir Yakup olmali bu, Yakup
Kurbagalara bakman gecikecek, bunu ben nasilsa söylüyorum
Nasilsa ben bunu bir kere söylüyorum
Günese kirmizi top tasiyan bir adamin tahta bacagini cök yakiyordu ki
Adam içinden bagirdikça dünya
Ters yonden yaratiliyordu, diyebilirim
Bir ögle üzeriydi adamin içindeki kalp
Kan kalp
Kirmizi top
Yakici dönüsümler çikaran
Belli ki susmak yaratilmamis sekliydi dünyanin
Öyle degil mi Yakup
Hemen hemen öyleydi, Yakup bunu söyledi
Iyi ki söyledi. Ara katta bir pencerenin önüne ancak gelebildim
Simdi bir kurtarabilsem ayaklarimi
O benim ayaklarimi.. taslardan
Bir kurtarabilsem
Saat on ikiyi gösteriyordu ki, ben nerdeydim
Bir zamansizligin Yakuba dogru içinde
Saat on yediyi ve yirmi biri
Gösteriyordu ki, ben nerdeydim
Her saniyedeki ve iste her saniyedeki
Ben, yani Yakubun o dagilgan sekli
Nerdeydim.

Bilmem ki. Bir avukat benim ellerimi tuttu. Gözlüklü bir kadindi bu, iyi mi
Kim bilir bir çagin neresinden burada. Anlasilmasi
Yoktu ki. Kendine özgü bir durusu
Yoktu ki. Pek güçlü kollari vardi yalniz
Ne diyordum, ben iste Yakup
Çekiverdi beni tas hamurun içinden
Pek öyle gürültüyle degil
Bir baska yapiskanligin içine
Çekiverdi beni
Gögüsleri pek hostu, ipekli bir giysinin altindaydi onlar
Sonra elleri ve kalçalari pek hostu
Killarin ve bütün oynak yerlerin ölümlere dogru içinde
Bacaklariyla bir seyler bir seyler bir seyler yapiyordu artik
Onu ben çok iyi görüyordum. Ama çarsaflar, öyle bir takim kipirdanmalar
araya
giriyordu
Engelliyordu bizi
Ter içindeydik. Ellerimden çekiyordu. Ter içindeydik
Beni kurtarmak istiyordu, bir isim gibi Ben'i
Ter içindeydik
Terlerimiz üstümüzde duruyordu, yikanmis yeni kaplar gibiydik
Üstümüzde olgun ve kararsiz su tanecikleri bulunan
Biz Yakup
Biz gözlükten, tas hamurdan ve beyaz çarsaflardan
Ve biraz hiç çagrilmamaktan yapilmis
Kurbagalara geldik.


III

Kurbagalara bakmaktan geliyorum
Dedi Yakup, bunu kendine üç kere söyledi
Masalarda oturmuslardi. Ben oradan geliyorum
Yazi makineleri, kagit sesleri
Ben oradan geliyorum.

Önce bir kenarda durdum, hiç kimse beni çagirmadi
Sonra bir yer bulup oturdum. Hadi bir sigara iceyim dedim
Olmaz, dedi mubasir kilikli kurbaganin biri
Belli ki yeni tiras olmustu, bana yakasindan bir kopça eksik gibi geldi
Öyleyse peki, dedim, ayaga kalktim, söyle bir duvara dayandim
Bu kez de duvarlarda sanki duvarca bir sözdizimi
Olmaz ki, Yakup!
Peki Yakup ne yapsin, bu aklimdan bile geçmedi
Herkesin durdugu bir yere gittim. Ben Yakup
Ya onlar kimdi
Aralarina aldilar beni. Artik ben hiçbir sey göremiyordum
Biri bir seyler söylüyordu yalniz, yüksekce bir yere oturmus
Onu ben duyuyordum
Duyuyordum, sesi basimin üstünden dünyaya yayiliyordu
Ve "Yakup" sesini ancak anliyordum. Yakubun ötesinde
Birtakim sözler ediliyordu, onlari ben anlamiyordum
Anlamiyordum ama, iyi sözler söylemiyorlardi benim için
Sonra bir sey daha vardi anlamadigim: yani ben neydim ki, ne yapmis
olmaliyim
Ben, yani Yakup
Dedim ki kendi kendime, insan ne söylerse söylesin
Ve ne yaparsa yapsin, öyle degil mi
Bütün bunlar bir bir kalacaktir yasamanin içinde
Diye düsündüm ya ben
Ben, yani Yakup
Butun gücümle bunu bagirdim
Ben ki bagirdim iste, bütün kurbagalar bir olup beni disari çikardilar
Bir odaya aldilar beni, ellerime gözbebeklerime
Daha baska yerlerime de baktilar
Sonra bilmiyorum ki, kapiyi gösterdiler bana
Ben, Yakup, beni hiç kimse çagirmadi
Sokaga çiktim, bir sürü yerlerden geçtim. Simdi
Hatirliyorum da, bir deniz kiyisinda azicik durabildim
Yosunlar, kumlar, seytan minareleri
Ve kumlarda katilasmis kivrimlar
Bagirdim, bagirdim, bagirdim
Tanrinin ayak izleri!
Tanrinin ayak izleri!


IV

Kurbagalara bakmaktan geliyorum. Ben Yakup
Bunu Yakup söyledi
Yikanmis çamasirlar duruyordu odamin penceresinde
Gök iste bu beyazliktan azicik alip veriyordu, diyebilirim
Bir kirlangiç onu kirletmese
Ki onlar o kadar çok siyahtirlar ki, ben
Onlari hiç sevmem
Ve demek ki benim odamda hiç kimseler yoktur
Odamin düsünülmesi halinde bile
Kimseler yoktur
Biri sanki çarsiya çikmistir sürekli bir biçimde
Ve biraz da çarsilar
Ve durmadan satilan o kirik dökükler bitmez ki
Bitmesin
Çünkü bir gün bir boy aynasi satin almak istiyorum ben
Kirli ve eski
Bir at arabasinin aynaya dogru büyüyen içinde
Onu ben tasitmak istiyorum, caddelerin
Intiharlara dogru büyüyen içinde
Ben, yani Yakup
Kurbagalara bakmaktan geliyorum iste
Açgözlü, mor kurbagalara
Aksama dogru bir dilim ekmek yiyecegim belki
Bir bardak da süt içecegim. Sonra
Bir güzel uyumak istiyorum, bütün gün çok yoruldum
Ben
Gözlükten, tas hamurdan ve çarsaflardan
Ve biraz hiç çagrilmamaktan yapilmis Yakup
Uyumak istiyorum.

Ve sabah bunlari bir bir kendime anlatacagim
Yakubun gene bir yokluga dogru büyüyen içinde.


Edip Cansever
(Çagrilmayan Yakup, 1966)

Hiç yorum yok: