2/06/2006

Fuzulî

SU KASİDESİ


Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlare su
Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare su


Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su


Zevk-i tiğından aceb yok olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırakır rahneler dîvâre su


Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânın sözün
İhtiyat ilen içer her kimde olsa yâra su


Suya versin bağ-ban gülzar-ı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin-gülzâre su


Ohşadabilmez gubârını muharrir hattına
Hâme tek bakmaktan inse sözlerine kare su


Ârızın yâdiyle nem-nâk olsa müjgânım n'ola
Zayi olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su


Gam günü etme dîl-i bîmardan tiğin diriğ
Hayrdır vermek karanû gecede bîmâre su


İste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
Susuzum bu sahrede benim'çün âre su


Ben lebin müştâkıyım zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre su


Ravza-ı kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Âşık olmuş gâlibâol serv-i hoş reftâre su


Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vare su


Dest-bûsı arzûsiyle ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anınle yâre su


Serv ser-keşlik kılur kumrî niyâzından meğer
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su


İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağının mîzacına gire kurtâre su


Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr'e su


Seyyid-i nev'i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
Kim sepiptir mu'cizâtı âteş-i eşrâre su


Kılmak için taze gül-zâr-i nübüvvet revnakın
Mu'cizinden eylemiş izhar seng-i hâre su


Mu'ciz-i bir bahr-i bî-pâyan imiş âlemde kim
Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su


Dostu ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayat
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su


Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima
Parmağında verdiği şiddet günü Ensâr'e su


Eylemiş her katrede bin bahr-i rahmet mevc-hîz
El sunup urgaç vuzu-ı için gül ruhsâre su


Hâk-i pâayine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su


Zerre zerre hâk-i der-gâhına ister salar nûr
Dönmez ol der-gâhdan ger olsa pâre su


Zikr-i na'tın virdini derman bilir ehl-i hatâ
Eyle kim def-i humar için içer mey-hâre su


Yâ Habîbâ'llah yâ Hayr'el-beşer müştâkınım
Eyle kim leb-teşneler yanıb diler hem vâre su


Sensin ol bahr-i kerâmet kim Şeb-i Mi'rac'da
Şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su


Çeşm-i hûr-şidden her dem zülâl-i feyz iner
Hâcet olsa merkâdin tecdîd eden mi'mâre su


Bîm-i dûzah nâr-i gam salmış dîl-i sûzânıma
Var ümîdim ebr-i ihsanın sepe ol nâre su


Yümn-i na'tinden güher olmuş Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsandan dönen tek lü'lü-i şeh-vâre su


Hâb-ı gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Hâb-i hasretten dökende dîde-i bîdâre su


Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
Çeşm-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su







1


Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı


Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd eder ihsân
Niçin kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı


Şeb-i hicrân yanar cânım diker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı


Gül-i ruhsârına karşı gözümden kanlı akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı


Gamım pinhân tutardım ben dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı


Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Bana ta'n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı


Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı







2


Âşiyân-ı murg-ı dil zülf-i perîşânındadır
Kande olsam ey perî gönlüm senin yanındadır


Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
Kılma dermân kim helâkim zehr-i dermânındadır


Çekme dâmen nâz edip üftâdelerden vehm kıl
Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır


Gözlerim yaşın görüp şûr etme nefret kim bu hem
Ol nemekdendir ki la'l-i şekker-efşânındadır


Mest-i hâb-ı nâz olup cem' et dil-i sad-pâremi
Kim anın her pâresi bir nevk-i müjgânındadır


Bes ki hicrânındadır hâsiyyet-i kat'-ı hayât
Ol hayât ehline hayrânım ki hicrânındadır


Ey Fuzûlî şem'-veş mutlak açılmaz yanmadan
Tâblar kim sünbülünden rişte-i cânındadır







3


Mende Mecnûndan füzûn âşıklık isti'dâdı var
Âşık-ı sâdık menem Mecnûnun ancak adı var


N'ola kan dökmekde mâhir olsa çeşmüm merdümi
Nutfe-i Kâbildür u gamzen kimi üstâdı var


Kıl tefâhur kim senün hem var menüm tek âşıkun
Leylînün Mecnûnı Şîrînün eger Ferhâdı var


Ehl-i temkînem meni benzetme ey gül bülbüle
Derde yok sabrı anun her lahza min feryâdı var


Öyle bed-hâlem ki ahvâlüm görende şâd olur
Her kimün kim devr cevrinden dil-i nâ-şâdı var


Gezme ey gönlüm kuşı gâfil fezâ-yı aşkda
Kim bu sahrânun güzergâhında çok sayyâdı var


Ey Fuzûlî aşk men'in kılma nâsihden kabûl
Akl tedbîridür ol sanma ki bir bünyâdı var








4


Cân verme gam-ı aşka ki aşk âfet-i cândır
Âşk âfet-i cân olduğu meşhûr-ı cihândır


Sûd isteme sevdâ-yı gam-ı aşkdan hergiz
Kim hâsıl-ı sevdâ-yı gam-ı aşk ziyândır


Her ebrû-yı ham katline bir hançer-i hûn-rîz
Her zülf-i siyeh kasdına bir ef'î yılandır


Yahşı görünür sûreti meh-veşlerin ammâ
Yahşî nazar etdikde serencâmı yamandır


Aşk içre azâb olduğun andan bilirim kim
Her kimse ki âşıkdır işi âh u figândır


Yâd etme kara gözlülerin merdüm-i çeşmin
Merdim deyip aldanma kim içdikleri kandır


Ger derse Fuzûlî ki güzellerde vefâ var
Aldanma ki şâir sözü elbette yalandır







5


Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni


Az eyleme inâyetini ehl-i derdden
Yani ki çok belâlara kıl mübtelâ beni


Oldukça ben götürme belâdan irâdetim
Ben isterem belâyı çü ister belâ beni


Temkînimi belâ-yı mahabbetde kılma süst
Tâ dost ta'n edip demeye bî-vefâ beni


Gitdikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın
Geldikçe derdine beter et mübtelâ beni


Ben kanda vü mülâzemet-i i'tibâr u câh
Kıl kâbil-sa'âdet-i fakr u fenâ beni


Öyle zâif kıl tenimi firkatinde kim
Vaslına mümkin ola yetirmek sabâ beni


Nahvet kılup nasîb-i Fuzûlî gibi bana
Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni






6


Benî candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı


Kamû bîmârınâ cânan devâ-yî derd eder ihsan
Niçin kılmaz banâ derman benî bîmâr sanmaz mı


Gamım pinhan dutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî vefâ bilmen inânır mı inanmaz mı


Şeb-î hicran yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım
Uyârır halkı efgaanım karâ bahtım uyanmaz mı


Gül'î ruhsârına karşû gözümden kanlu âkar sû
Habîbım fasl-ı güldür bû akar sûlar bulanmaz mı


Değildim ben sanâ mâil sen etdin aklımı zâil
Bana ta'n eyleyen gaafil senî görgeç utanmaz mı


Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bû ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı






7



Gönülde bin gâmım vardır ki pinhân eylemek olmaz
Bu hem bir gam ki il ta'nından efgân eylemek olmaz


Ne müşkil derd olursa bulunur âlemde dermânı
Ne müşkil der imiş aşkın ki dermân eylemek olmaz


Fena mülküne çok azm etme ey dil çekme zahmet kim
Bu tedbîr ile def'i derd-i hicrân eylemek olmaz


Sakın gönlüm yıkarsın pendden dem urma ey nâsih
Hevâ-yi nefs ile bir mülkü vîran eylemek olmaz


Dehânın üzre lâ'lin istemiş dil def-i müşkildir
Görünmez hiç cürmü yok yere kan eylemek olmaz


Du'âlar eylerim benden yana bir dem güzâr etmez
Ne çâre sihr ile servi hırâman eylemek olmaz


Fuzûlî âlem-i kayd içre sen dem urma aşkından
Kemâl-i cehl ile da'vây-i irfân eylemek olmaz






8



Ey gönül yârı iste candan geç
Ser-i kûyun gözet cihandan geç


Yâ tama' kes hayat zevkinden
Yâ leb-i lâl-i dil-sitândan geç


Mülk-i tecrîddir ferâgat evi
Terk-i mâl eyle hân-ü-mandan geç


Lâ-mekan seyrinin azîmetin et
Bu harâb olacak mekandan geç


İ'tibar etme mülk-i dünyâya
İ'tibar-i uluvv-i şandan geç


Ehli dünyanın olmaz ahireti
Ger bunu ister isen andan geç


Meskenin bezm-gâh-i vahdettir
Ey Fuzûlî bu hâk-dandan geç







9


Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı


Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver
O da yanmış kuru cisminde hevâdan gayrı


Perde çek çehreme hicran günü ey kanlu sirişk
Ki gözüm görmeye ol mâhlikadan gayrı


Yetti bi-kesliğim ol gayete kim çevremde
Kimse yok çizgine gird-âb-ı belâdan gayrı


Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbın ki bu seyl
Komadı hiç imâret bu binadan gayrı


Bezm-i aşk içre Fuzûli nice âh eylemeyem
Ne temettu' bulunur neyde sadâdab gayrı







Murabba


Perîşân-hâlün oldum sormadun hâl-i perîşânum
Gamundan derde düşdüm kılmadun tedbîr-i dermânum
Ne dersen rûzgarum beyle mi geçsün güzel hânum
Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum


Esîr-i dâm-ı ışkun olalı senden vefâ görmen
Seni her handa görsem ehl-i derde âşinâ görmen
Vefâ vü âşinâlık resmini senden revâ görmen
Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum


Değer her dem vefâsız çerh yayından bana bin oh
Kime şerh eyleyem kim mihnet ü endûh u derdüm çoh
Sana kaldı mürüvvet senden özge hîç kimsem yoh
Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum


Gözümden dem-be-dem bağrum ezüb yaşum gibi gitme
Seni terk izmezem çün ben beni sen dahi terk itme
İyen çok zâlim olma ben gibi mazlûmı incitme
Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum


Katı gönlün neden bu zulm ile bî-dâdâ râgıbdür
Güzeller sen gibi olmaz cefâ senden ne vâcibdir
Senün tek nâzenine nâzenin işler münâsibdür
Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum


Nazar kılmazsan ehl-i derd gözden ahıdan seyle
Yamanlıkdur işün uşşâk ile yahşi midür beyle
Gel Allah'ı seversen bendene cevr itme lûtf eyle
Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum


Fuzûlî şîve-i ihsânun ister bir gedâyundur
Dirildükçe seg-i kûyun ölende hâk-i pâyındur
Gerek öldür gerek ko hükm hükmün rây râyındur
Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum

Hiç yorum yok: