2/04/2006

NEF'Î

Fahriye

Tûti-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil
Çerh ile söyleşemem âyinesi saf değil

Ehl-i dildir diyemem sinesi sâf olmayana
Ehl-i dil birbirin bilmemek insâf değil

Yine endîşe bilür kadr-i dür-i güftârım
Rûzgâr ise denî dehr ise sarrâf değil

Girdi miftâh-ı der-i genc-i maâni elime
Âleme bezl-i güher eylesem itlâf değil

Levh-i Mahfûz-i sühandır dil-i pâk-i Nef'î
Tâb-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf değil

1

Erbâb-ı gamız âşık-ı dil-dâde-i aşkız
Öldürse bizi gam yine âmâde-i aşkız

Nâz etsek olur gamze-i hûbânede gâhî
Yârân-ı tenük meşreb-i şehzâde-i aşkız

Ne turra esîr etmeğe kâdir ne girişme
Kimse bizi bend edemez âzâde-i aşkız

Cem gibi n'ola çekmez isek renc-i humârı
Rindân-ı sabûhî-zede-i bâde-i aşkız

Sûfî gibi münkir değiliz keyf-i şarâba
Biz mu'tekid-i mürşid-i seccâde-i aşkız

Yok tâkatımız kûyuna yüz sürmeğe yârin
Mestân-ı harâbâtî vü üftâde-i aşkız

Nef'î gibi mâil değiliz şîve-i nazma
Meftûn-ı edâ-yı gazel-i sâde-i aşkız

2

Âşıka ta'n etmek olmaz mübtelâdır neylesin
Âdeme mihr-i mahabbet bir belâdır neylesin

Gönlü dilberden kesilmezse aceb mi âşıkın
Gamzesiyle tâ ezelden âşinâdır neylesin

Zülfüne kalsa perîşân eylemezdi dilleri
Anı da tahrîk eden bâd-ı sabâdır neylesin

N'ola olsa muztarib hâl-i dil-i uşşaktan
Sînesi âyine-i âlem-nümâdır neylesin

Olmasa Nef'î n'ola dil-beste zülf-i dilbere
Tab'-ı şûhu dâma düşmez bir hümâdır neylesin

3

Eşk ile sînedeki şerhayı nemnâk ederiz
Âşıkız mihr ü mahabbet yolunu pâk ederiz

Kendimizden ne kadar bîhaber etse bizi aşk
Ol kadar zevk-i gam-ı firkati idrâk ederiz

Çekmesin deyü ta'ab girmede peykânı dile
Tîrine karşu durup sînemizi çâk ederiz

Yine sen istediğin yerde gezersin güzelim
Cismimiz yok yere yolunda helâk ederiz

Nazmımızla n'ola kılsak gamı şevka tebdîl
Zehri ey Nef'î biz efsûn ile tiryâk ederiz

4

Ne tende cân ile sensiz ümîd-i sıhhat olur
Ne cân bedende gam-i firkatinde râhat olur

Ne çâre var ki firâkınla eğlenem bir dem
Ne tâli’im meded eyler visâle fırsat olur

Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem ol şeb ölürün
Ne gün ki kâmetini görmesem kıyâmet olur

Dil ise gitti kesilmez hevâ-yı aşkından
Nasîhat eylediğimce beter melâmet olur

Belâ budur ki alıştı belâlarınla gönül
Gamın da gelse dile bâis-i meserret olur

Nedir bu tâli’ ile derd-i Nef’i-i zârın
Ne şûhu sevse mülâyim dedikçe âfet olur

Kaside
(Der medh-i merhûm vezir-i a'zam Murâd Paşa)

Gamzen ne dem ki tîğ çeküb hûn-feşân olur
Uşşâk-ı dil-figâra ecel mihr-bân olur

Çeşmin o Kahramân-ı gazab-nâkdir senin
Kim hışmı zâil olsa dahi bî-amân olur

Kim gördü böyle Hindu-yu mest-i kemin-güşâ
Kim bir hadengi âfet-i cân-ı cihân olur

Müjgânlarınla seyr iden ol ebruvânı dir
Birden bu denlü tîr nice der-kemân olur

Gamzen suâle başlasa uşşâka her müjen
Gûyâ lisan-ı hâl ile bir tercemân olur

Gamzen görür itâb ile öldürdüğün bizi
Durmaz kirişme dahi ana hem-zebân olur

Bu nâz ü bu nigâh-ı tegaafül ki sende var
Hızr olsa âşıkın sebeb-i terk-i cân olur

Sen böyle nâz ü şive satınca gedâlara
Nerh-i meta'-ı derd ü belâ râygân olur

.........

Safflar düzüb hücûm edicek hayl-i düşmene
Dehşetle âsmân ü zemin pür-figaan olur

Sarsıldığınca zelzele-i hamleden zemîn
Âşub-i reste-hiz-i kıyâmet iyan olur

Gerd-i siyehde şu'le-i şemşir-i tâb-dâr
Gûyâ sehâb-ı tîrede berk-i cehân olur

Oklar sihâm-ı kavs-i kazâdan nişân virir
Peykân-ı tîr ise ecel-i nâ-gehân olur

Evc-i hevâda sît-i çekâçâk-i tîğden
Âvâz-ı ra'd ü sâika reh-güm-künân olur

Her hamlede hücûm-i dilîrân-ı nîze-dâr
Hayl-i adûya ol kadar âfet-resân olur

Kim tenlerinde râh-ı mesâmat ser-be-ser
Sûrâh-ı mâr-ı mühre-rübâ-yi sinân olur

Gâhî miyân-ı saffda durur kendi tîg-veş
Gâhî miyân-ı şikâf-ı saf-ı düşmenân olur

Hiç yorum yok: